|
Pazar, 28 Mart 2010 15:34 |
|
GSYİH geçen yılın son çeyreğinde yüzde 5.6 oranında arttı. Beklentiler oranının yüzde 5.8'e revize edileceği yönünde idi
İSTANBUL - ABD'de yılın dördüncü çeyreğine ait GSYİH rakamının son revize değeri beklentilerin altında kaldı. Açıklanan rakam bir önceki hesaplama rakamının da altında kaldı. Tüketim ve yatırım harcamalarının aşağı yönlü revize edilmesi bu durumda etkili oldu.
ABD Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasına göre GSYİH geçen yılın son çeyreğinde yüzde 5.6 oranında arttı. Geçen ay yapılan açıklamada dördüncü çeyrek GSYİH rakamının yüzde 5.9 olduğu ifade edilmişti. Beklentiler bu oranının yüzde 5.8'e revize edileceği yönünde idi.
Öte yandan geçen yılın üçüncü çeyreğinde ise GSYİH'da yüzde 2.2 oranında artış yaşanmıştı. GSYİH'nın bu yılın ilk çeyreğinde ise yüzde 2.5 ila yüzde 3 oranında artması bekleniyor. Yılın ilk çeyreğine ilişkin GSYİH verisi 30 Nisan tarihinde açıklanacak.
ABD'de yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 13.8 oranında artan şirket karları dördüncü çeyrekte yüzde 8.2 oranında arttı. Yıllık bazda ise karlarda yüzde 51.8 oranında arttığı gözlendi.
Geçen yılın son çeyreğinde gerçekleşen tüketici harcamaları yüzde 1.7 artıştan yüzde 1.6 artışa revize edildi.
Kişisel tüketim fiyat endeksi (PCE) ise dördüncü çeyrekte yüzde 2.3 artıştan yüzde 2.5 artışa revize edildi. Çekirdek PCE endeksi ise yüzde 1.6 artıştan yüzde 1.8 artışa revize edildi.
GSYİH fiyat endeksi yüzde 1.9 artıştan yüzde 2 artışa revize edilirken, Zincir ağırlıklı GSYİH fiyat endeksi yüzde 0.4 artıştan yüzde 0.5 artışa revize edildi.
|
|
Pazar, 21 Mart 2010 21:21 |
|
Bakan Ergün, Türkiye'nin krizden hasar almadan çıktığını belirtti
BOLU - Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Türkiye dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmaya adaydır, ülkemiz böyle büyük bir potansiyele sahiptir" dedi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Bolu'da Karadeniz Döküm Fabrikasının açılışını yaptı. Ergün, fabrikanın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 2003 yılından itibaren yapısal sorunlarını çözerek, iş dünyasının önündeki engelleri kaldırarak, hızlı ve uzun bir büyüme dönemine girdiğini söyledi.
Ekonominin ayağına dolanan, iş hayatını zorlaştıran, Türkiye'yi kırılgan bir ülke haline getiren bütçe açıkları, faiz ve enflasyon gibi büyük sorunların artık geride bırakıldığını dile getiren Ergün, şöyle devam etti:
"2003-2008 döneminde milli gelirimiz ve yatırımlar yaklaşık 3 kat artmış, özellikle reel sektör yatırımları büyük bir hız kazanmıştır. Türkiye'nin zenginleşmesi daha çok yatırım, üretim ve ihracat yapması ve işsizlik sorununa çözüm üretmesi için, ülkemizin her yerinde yeni fabrikaların kurulması gerekiyor. Bu nedenle hükümetimizin yerli ve yabancı yatırımcıların önündeki engelleri kaldırmaya, ihracat kanallarını daha aktif olarak kullanmaya büyük önem vermiştir."
Bakan Ergün, 2002'de 36 milyar dolar olan ihracatın sürekli rekorlar kırdığını ve 2008'de 132 milyar dolara ulaştığını kaydederek, "2009'da ise küresel krize rağmen 100 milyar dolar seviyesini aşmayı başardık. Tüm dünyayı etkileyen küresel ekonomik kriz, Türkiye'yi yavaşlatsa da Türkiye, bu krizden kalıcı bir hasar almadan çıkmayı başarmıştır" diye konuştu.
Son günlerde ekonomide, bütçe sonuçlarında, sanayi üretiminde ve ihracatta yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin krizi geride bıraktığını bir kere daha teyit ettiğini bildiren Bakan Ergün, dünya ekonomi çevrelerinin de küresel kriz sonrası dönemde Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olacağını ifade ettiklerini hatırlattı.
"Türkiye'nin hızla yükselişe geçeceği bu dönemde, yatırım yapma konusunda erken davrananlar öne çıkacak, orta ve uzun vadede son derece karlı bir iş yapmış olacaklar" diyen Bakan Ergün, şunları kaydetti:
"Aksi yöndeki propagandalara rağmen, iş dünyamız bu gerçeklerin farkındadır ve yeni yatırımlara ağırlık verme isteğindedir. İş dünyamızla yaptığımız görüşmelerde , onların yatırım, üretim ve ihracat yapma konusunda ne kadar karlı olduklarını, suni gündemlerle oyalanmadıklarını görmek, ülkemiz adına umutlarımızı arttırıyor. Türkiye dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmaya adaydır, ülkemiz böyle büyük bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyeli açığa çıkartacak esas unsur, özel sektörümüzün gücü olduğundan bu hedefimizi, özel sektörümüzün de benimsemiş olması büyük önem taşır.
Kriz ortamında hızlı bir şekilde çıkmamızı sağlayacak, ülkemizin her şehrinde yatırımları artacak, tarihimizin en kapsamlı teşvik paketini hazırladık. Kısa süre içerisinde bir çok girişimcimiz bu teşvikten yararlandı, krizin etkilerinin iyice azalmasıyla birlikte teşvikten yararlananların sayısında önemli bir artış olacağını, yatırımların artacağını düşünüyorum."
Hükümet olarak, insanlara iş ve aş kapısı olacak yatırımlara bugüne kadar ellerinden gelen desteği verdiklerini belirten Ergün, bundan sonra da vermeye devam edeceklerini söyledi.
Â
vob borsa forex
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Nisan 2010 17:21 |
|
Pazar, 21 Mart 2010 21:20 |
|
"Kaçış furyası" çerçevesinde, bankalardaki hesaplardan çekilerek yurt dışına yaklaşık 10 milyar euro götürüldü
ATİNA - Yunanistan'da mali krizle mücadele çerçevesinde alınan önlemler çerçevesinde bankalarda bulunan paralarının vergilendirilmesinden korkan ve Yunan ekonomisinin geleceğinden endişe eden Yunanlıların paralarını yurt dışına kaçırdıkları bildirildi.
Yunan basınında çıkan haberlerde, 2009 yılının son aylarında başlayan "kaçış furyası" çerçevesinde, bankalardaki hesaplardan çekilerek yurt dışına götürülen miktarın yaklaşık 10 milyar euro olduğu belirtildi.
Paralarını yurt dışındaki bankalara taşıyan Yunanlıların ve şirketlerin büyük bölümünün, "Mevduat hesaplarındaki kar payını vergilendirmeyen ve çok az bir meblağ ile şirket kurulabilen Güney Kıbrıs Rum kesimini tercih ettikleri" belirtilen haberlerde, Rum Finans Danışman şirketlerinin de buna yardımcı oldukları bildirildi.
Haberlerde, Rum şirketlerinin, Yunanlı iş adamlarına, şirketlerini ve banka hesaplarını "usulüne uygun olarak" hangi yöntemlerle Kıbrıs'a aktararak, ne şekilde daha az vergi vereceklerine dair ayrıntılı bilgiler içeren e-mailler gönderdikleri belirtilerek, "Müşterilerini vergiden kurtarmak için bugünlerde fazla mesai yapan noterlerin, avukatların ve muhasebe şirketlerinin para altında kaldıkları" kaydedildi.
Yunanistan'da, hisselerini yurt dışına götürebilmek için Kıbrıs (Rum) şirketi kuran iş adamlarının sayısının her gün arttığı bildirilen haberlerde, "Dışarıya olan finans akımını faiz oranlarını arttırarak durdurmaya çalışan Yunan bankalarının tedirginlik içerisinde oldukları" belirtildi.
Bu arada, Yunanistan'ın içinde bulunduğu büyük mali sıkıntılara rağmen silahlanma konusundaki harcamaları eksiksiz sürdürdüğü bildirildi.
Yunan basınında çıkan haberlerde, "Bütçe kriziyle mücadele çerçevesinde kamu harcamalarına büyük kısıtlamalar getiren hükümetin, vatandaşlar için sert kemer sıkma döneminde silahlanma programına dokunmadığı" belirtildi.
Atina'da yayımlanan Elefterotipia gazetesi, "Kriz silahlanmaya dokunmuyor" başlıklı haberinde, "Seçim öncesinde tüm silahlanma programlarının sıfırdan başlanarak gözden geçirileceği vaadinde bulunan PASOK'un, iktidara geldiğinde 'devletin devamlılığın' keşfettiğini" yazdı.
Elefterotipia, "Eski hükümet döneminde silah satın alımı konusunda Fransa, Almanya ve Rusya ile başlatılan görüşmelerin sürdürülerek son aşamaya gelindiğini ve bu ülkelerden alınması planlanan çeşitli silahların toplam tutarının 7 milyar euroyu bulduğunu" belirttiği haberinde, "Buna, alınması planlanan silahların bakım masrafları da eklendiğinde, Yunanistan'ın önümüzdeki 25 yıl içerisinde silahlanmayla ilgili yapacağı harcamaların 28 milyar euroyu bulacağı hesaplanıyor. Sonuçta, silah söz konusu olunca para var mı?" ifadesi kullanıldı.
|
|
Pazar, 14 Mart 2010 08:37 |
|
ABD'li bankacılık devi Lehman Brothers'ın çöküşünün ardındaki nedenler ortaya çıkmaya başladı
13 Mart 2010 Cumartesi, 09:03:54
İflasıyla, küresel ekonomik krizin tetikleyicisi olarak kabul edilen Lehman Brothers’ın yargı süreci için hazırlanan bir rapor, yatırım bankasının kârını yüksek göstermek için 50 milyar dolarlık bir işlemi ‘makyajladığını’ ortaya çıkardı. Financial Times gazetesinde yer alan habere göre, aralarında bankanın eski CEO’su Dick Fuld’un da bulunduğu birçok üst düzey yöneticinin, yatırımcıları ve kredi derecelendirme kuruluşlarını yanıltmaya yönelik açıklamalar yaptıkları ve ‘muhasebe hilelerine’ başvurulduğu belirtildi. Yargı süreci için görevlendirilen müfettiş Anton Valukas, Lehman’ın mali denetimini yapan Ernst&Young’ın da kâr sonuçlarına yönelik yetersiz ve hatalı açıklamaları sorgulamadığını ifade etti. Bir yıldan fazla sürede hazırlanan, 30 milyon dolara malolan ve toplam 2 bin 200 sayfa olan rapor, ABD’li bankalar JPMorgan Chase ve Citigroup’un, finansal sıkıntı içindeki bankadan 16 milyar doları bulan tutarda teminat talep ederek, 2008 yılı Eylül ayında batmasına neden olduğunu iddiasını da ortaya attı.
50 milyar dolarlık makyaj Müfettiş Valukas’ın raporuna göre, Lehman Brothers’ın CEO’su Fuld ve bankanın finans işlerinden sorumlu genel müdürleri Christopher O’Meara, Erin Callan ve Ian Lowitt gizli bir muhasebe enstrümanı kullanarak, 2008’in ilk iki çeyreğinde bilançodaki 50 milyar dolarlık işlemi makyajlamayı başardı. Bankanın bu makyajlamayı gerçek olmayan bir repo piyasasından gerçekleştirdiği belirtildi. Bu piyasada firmalar, yeni şirketler kurmak için nakit para karşılığında varlıklarını satıyordu. Kısa sürede tamamlanan bu işlemler bazen tek gecede bile halledebiliyordu. Valukas, rating kuruluşlarından olumlu değerlendirmeler almak isteyen Lehman ’ın bu piyasada Repo 105 adlı bir muhasebe yöntemi ile kayıt altındaki borcunu daha az göstermeye çalıştığını kaydetti. Normal bir repo işleminde, Lehman Brothers’ın birkaç gün içinde geri satın almak koşuluyla elindeki varlıkları satarak nakit elde edeceğini açıklayan müfettiş, bu şekilde işlemlerin finansman olarak gösterilip, varlıkların bilançoda kalmaya devam edeceğini dile getirdi. Lehman’ın, Repo 105 işlemiyle aktardığı varlıklar, elde edeceği kazancın yüzde 105’inden fazla bir nakdi temsil ettiği için işlemler finansmandan ziyade satış olarak değerlendirildi. Bunun sonucunda şirketin yatırımcılarına sunduğu raporlarda borç yükü daha az gösterildi.
|
|
|