|
Çarşamba, 21 Temmuz 2010 20:58 |
 |
 |
Borsada yükselişi sürüyor. Yaşanan bu yukarı harekete rağmen, piyasanın önünde yıl sonuna kadar birçok belirsizlik bulunuyor.
Ekonomist dergisinden Gözde Yeniova, bu süreçte piyasadaki olası gelişmeleri ve yatırımcılara önerilerini Yapı Kredi Yatırım araştırma ekibine sordu. Model portföylerinde yer alan hisseleri derginin bu haftaki sayısında yayınlandı. Kurum defansif bir strateji öneriyor ve model portföyüne bu beklentiye paralel olarak Çimsa, İş Bankası, Sabancı Holding, Türk Telekom ve Turkcell hisselerini koyuyor. Kurum, bu süreçte para kazanma değil, parayı koruma stratejisiyle hareket edilmesini tavsiye ediyor.
Yapı Kredi Yatırım Ekonomisti ve Stratejisti Murat Berk, piyasalar için olumlu olan görüşlerinin Avrupa ekonomilerindeki bozulma ve borç deflasyonu gibi risklerden dolayı şu anda nötre döndüğünü ifade ediyor.
Bu risklerin sürmesiyle birlikte görüşlerinin olumsuza dönebilme ihtimalini göz önünde bulundurdukları nı söyleyen Murat Berk, “Trend henüz dönmedi. Döndüğünü kredi piyasalarından anlayacağız. Büyüme verileri ikili dibi göstermiyor, resesyon demek için erken. Ağustos sonuna kadar piyasalarda olumlu hava ve çıkışın sürmesini bekleyen Yapı Kredi Yatırım yönetimi, yılın son çeyreğinin sıkıntılı geçeceğini düşünüyor. Bu süreçte para kazanma değil, parayı koruma stratejisinin benimsenmesini tavsiye eden kurum, defansif hisseleri öneriyor. Yapı Kredi Yatırım’ın model porftföyünde, Çimsa, İş Bankası C, Sabancı Holding, Türk Telekom ve Turkcell bulunuyor.
İŞTE O HİSSELER SEKTÖRÜN EN UCUZ HİSSESİ
ÇİMSA: İlk çeyrekte diğer çimento şirketlerinin üzerinde bir performans göstererek piyasa beklentilerini aşan kâr rakamı açıkladı. Şirketin yılın ikinci çeyreğinde de diğer çimento şirketlerinin üzerinde bir operasyonel performans kaydedeceğini düşünüyoruz. Şirketle ilgili bu kısa vadeli beklentilerimizin yanı sıra, şirket yönetiminin bölgesel bir oyuncu olma hedefi kapsamında bu yıl içerisinde bir satın alma ya da yeni yatırım yapılabileceği yönündeki açıklamalarını da dikkate alıyoruz.
Önümüzdeki aylarda konuyla ilgili haber akışının hisseyi hareketlendirebileceğini öngörüyoruz. Değerleme açısından bakıldığında ise, Çimsa Türk çimento üreticilerinin 16x FD/VAFÖK (kaydırılmış) ortalama çarpanının oldukça altında, 6.6x FD/VAFÖK’ten işlem görüyor. Şirket FD/VAFÖK çarpanı bazında sektörün en ucuz şirketi durumunda.
YÜZDE 37 İSKONTULU
SABANCI HOLDİNG: Sabancı Holding, son dönemde enerji sektörüne yaptığı yatırımlarla finans segmentinin toplam içerisindeki payını azaltma eğiliminde. Böylece daha dengeli bir portföy dağılımına doğru ilerlerken hızlı büyüme vaat eden enerji segmentinin dinamiklerini de bünyesine katıyor. Sabancı Holding toplam net aktif değerine oranla yüzde 37 iskontolu. Şirketin sadece İMKB’de işlem gören iştirak portföyüne göre iskontosu ise yüzde 21. fiirketin İMKB’de işlem gören iştirak portföyüne olan iskontosu yılbaşından bu yana hareket ettiği yüzde 10.2 yüzde-25.4 bandının alt sınırına yakın hareket etmeye devam ediyor.
DAHA HIZLI BÜYÜYEBİLİR
İŞ BANKASI: Büyük bankalar arasında en düşük kredi mevduat oranına sahip olan İş Bankası’nın sahip olduğu şube ağını da göz önüne alarak önümüzdeki dönemde kredilerde daha iyi bir büyüme yakalayabilir. Diğer yandan portföyünde değişken faizli tahvillerin ağırlığının yüksek olması sebebiyle bankanın faizlerdeki dalgalanmaya karşı net kârının daha korunaklı olduğunu düşünüyoruz. Bankanın takipteki kredilerdeki geçmiş tahsilat performansını da göz önünde bulundurarak, önümüzdeki dönemde de sorunlu kredilerin tahsilatı tarafında olumlu bir tablo ortaya koyabileceğini tahmin ediyoruz.
DEVAM EDEN DAVALAR BASKI OLUŞTURUYOR
TURKCELL: Geçen yıl numara taşınabilirliği uygulaması ve arabağlantı ücretlerinde yapılan aşağı yönlü ayarlama sonrasında telekom sektörü, çetin bir fiyat rekabetine sahne olmuştu. Bu yıl arabağlantı ücretlerinin yüzde 52 oranında azaltılması kararının ardından 2009’a benzer bir rekabete girilmemesi ve Vodafone’un daha kâr odaklı bir strateji izleyeceğinin sinyallerini vermesi, sektörde faaliyet gösteren şirketlerin önümüzdeki dönem mali performansı açısından umutlu olmamızı sağlıyor.
2009 son çeyrek sonuçlarını açıkladığında 2010 yılı için bir öngörü vermekten kaçınan Turkcell’in 2010 ilk çeyrek sonuçlarının ardından yaptığı sunumda, TL bazında konsolide gelirlerinde hafif büyüme beklediğini belirtmesini olumlu algılıyoruz. Devam eden davalar ve karışık ortaklık yapısı, her ne kadar şirket hisseleri üzerinde bir baskı unsuru olmaya devam edebilirse de Turkcell’in defansif yönünün daha ağır basacağını düşünüyoruz.
MODEL PORTFÖYDE AĞIRLIĞI VAR
TÜRK TELEKOM: Düzenli ve yüksek temettü dağıtımı ile getirilerin düştüğü bir ortamda iyi bir yatırım alternatifi. Sabit hat kanadında yüksek kârlılık sürerken, mobil segmentinde geçtiğimiz yıl artan rekabet sonrasında kârlılıkta ciddi düşüşlerle karşılaşmıştık.
Ancak 2010 yılında yeni bir fiyat savaşı gözlenmeyen sektörde, GSM operatörü Avea kanadında 2009 yılı üçüncü çeyrek ve dördüncü zayıf kârlılık 2010 yılı ilk çeyrekte artış trendine girdi. Bu trendin şirket finansallarına olumlu yansıyabileceğini düşünüyoruz. Model portföyde TELEKOM ağırlığı var. |
|
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 21 Temmuz 2010 21:17 |
|
|
Salı, 20 Temmuz 2010 21:42 |
|
 |
|
|
|
'Sıcak paraya vergi konulması' gündemi işgal etmeye devam ediyor.
DÜNYA
Tobin vergisi, bir süredir gündemi işgal ediyor. Sıcak paraya vergi konulması isteniyor. Eski Ekonomi Bakanı Kemal Derviş, birçok kez 'sıcak paraya önlem' alınmasını dile getirdi. İhracatçılar, düşük kur dolayısıyla ihracat gelirleri düştüğü, değerli TL dolayısıyla maliyetleri yükseldiği için sıcak paradan şikayet ediyor. Türkiye, yıllardır Değerli TL - düşük kur dolayısıyla dövize yüksek getiri sağladı.
Döviz kuru düştükçe, TL değerli kaldıkça, döviz bozdurup, TL enstrümanlara yatırım yapanlar yüksek getiri sağladılar, arbitraj işlemlerinden yüksek kazançlar elde ettiler. Konu, dünyanın da gündeminde. Global kriz sonrasında, yeni krizlere karşı bir tedbirler demeti oluşturmak G 20 ve başka düzeylerde tartışma sürerken, dört önemli para biriminde (dolar, euro, yen ve sterling) tüm işlemlerde ve Tobin vergisine adını veren iktisatçı Tobin'in önerisine uygun olarak dünya çapında uygulanmak üzere Tobin Vergisi önerildi.
Tobin vergisi ile ilgili tartışma, son olarak İş Bankası Genel Müdürü, Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince tarafından gündeme getirildi. Özince, Kars'ta, bankanın sosyal sorumluluk projesi ağaç dikim kampanyası sırasında basına yaptığı açıklamalarda Tobin Vergisi tartışmasına da değindi.
Döviz ihtiyacı olan Türk bankalarının yabancı bankalara TL verip döviz alırken uğradıkları kayıplara da dikkat çekerek, döviz munzan karşılıklarının TL olarak tutulması önerisini dile getirdi. Bizim taşımızla bizim kuşumuz vuruluyor diyen Özince, Brezilya örneğinden hareketle, Tobin Vergisi uygulamasının da etkin olabileceğini söyledi.
Tobin vergisi nedir?
J. Tobin, yabancı para spekülasyonunu önleyebilmek ve ülkelerin bu spekülatif ve kısa vadeli sermaye hareketlerinden korunabilmeleri amacıyla tüm ülkelerde geçerli olmak üzere yabancı para işlemlerinden küçük oranlı (% 0.5 seviyesinden daha az) bir vergi alınması tezini 1970'lerde ortaya atmış, bu tarihten itibaren bu uygulama Tobin vergisi olarak anılmaya başlanmıştır. Verginin uluslararası efektif ve döviz ticaretinde satış üzerinden alınması planlanmış ve Tobin bu vergiyi 'spekülasyon çarklarına çakıl atılması' şeklinde tanımlamıştır.
|

|
|
Son Güncelleme: Salı, 20 Temmuz 2010 21:47 |
|
Salı, 20 Temmuz 2010 20:35 |
|

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), dünkü kapanışa göre 113,38 puan artışla 58.227,81 puandan günü tamamladı.
Hisse senetleri ortalama yüzde 0,20 oranında değer kazanırken, borsada 1 milyar 317 milyon 15 bin 215 TL'lik işlem hacmi gerçekleşti. Minimum 57.511,68, maksimum 58.847,43 puanlarını gören İMKB Bileşik Endeksi, dün 58.114,43 puandan kapanmıştı.
Borsa kapanışı itibariyle dolar 1,5355 (yüzde -0,26), Euro 1,9765 (yüzde -0,90), euro/dolar paritesi 1,2882 (yüzde -0,46) seviyesinde seyrederken, altın 58,88 TL (yüzde +0,26), cumhuriyet altını 390,92 TL (yüzde +0,25), uluslararası piyasalarda altın 1.187,90 dolar/ons (yüzde +0,32), gümüş 17,69 dolar (yüzde +0,89) seviyesinden işlem görüyor.
İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören 25 Nisan 2012 vadeli yarın valörlü tahvilde ortalama basit faiz yüzde 8,70, bileşik faiz yüzde 8,43 iken, gecelik repoda ortalama faiz oranı yüzde 6,54 seviyesinde bulunuyor.
|
|
Salı, 20 Temmuz 2010 20:27 |
|

Ali Ağaoğlu’nun satın aldığı Türkiye’nin ilk elektrikli otomobili Tesla Roadster trafiğe çıkmak üzere gün sayıyor. Türkiye’ye ilk defa gelen iki kapılı üstü açılabilen spor otomobil Tesla Roadster, yüzde 100 elektrik enerjisiyle çalışıyor. Silikon Vadisi’nde tasarlanan Roadster, elektrikli araçlar arasındaki en hızlı ve seri otomobil olarak dikkat çekiyor. Ağaoğlu, elektrikli Tesla Roadster ile çevreci otomobil kullanımına adım attı. Konu ile ilgili düzenlenen toplantıda konuşan Ağaoğlu, son yıllarda şirketlerinde enerji yatırımlarına büyük önem verdiklerini ve bu konudaki yeni yatırımlarının devam edeceğini söyledi.
Şirket araçları elektrikli olacak Ağaoğlu, Türkiye’nin elektrikle çalışan kendi otomobil modelini tasarlaması gerektiğini belirterek, böyle bir model tasarlanmış olsaydı yurtdışından araç getirmek yerine yerli modeli satın almayı tercih edeceğine değindi. Şirket araçlarının tümünü elektrikli otomobil ile değiştireceklerini ifade eden Ağaoğlu, Türk otomotiv sektöründe enerji tasarrufunun ve çevreci anlayışın gelişmesine katkı sağlamak istediklerini söyledi.
Kilometrede 2.5 kuruş yakıyor Tesla Roadster, 100 kilometreye 3,7 saniyede çıkıyor. Sıfır emisyona sahip Tesla Roadster, 450 kilogramlık lityum-iyon pillerle 288 beygirlik güç üretiyor. Tesla, kilometrede 2,5 kuruşluk elektrik üretiyor. İki kapılı ve üstü açılabilen aracın bataryaları 3,5 saatte şarj ediliyor ve 365 kilometrelik menzile kadar çıkabiliyor. Tesla Roadster, yavaşladığında ise elektrik enerjisini bataryaya çevirerek tasarruf sağlıyor. Tesla Roadster’da motor yağı, egzos ve şanzıman gibi tipik araç özellikleri bulunmuyor. Araç çalıştığı sırada motor sesi duyulmuyor.
Enerjiye yatırım yapıyor Enerjiye 5 yılda iki milyar dolar tutarında yatırım yapma hedefiyle yola çıkan Ağaoğlu, Mart 2010’da devreye aldığı Mersin Rüzgar Enerjisi Santrali ile birlikte enerji üretimine başlamasının ardından, ürettiği temiz enerjiyi şantiyelerine ve son olarak satışa sunduğu My Towerland ile konut projelerine de taşıyarak konutta yüzde yüz temiz enerji dönemini başlatmıştı. Temiz enerji üreten Ağaoğlu böylece enerji tüketiminde de karbon değerlerini sıfıra yaklaştırdı.
|
|
Salı, 20 Temmuz 2010 06:36 |
|

Türk firmalarının yüzde 46’sının yeni iş alanlarını ve müşterilerini internet üzerinden oluşturduğu bildirildi. Global çalışma alanları çözümlerinde önde gelen firmalardan olan Regus’un araştırmasına göre, yeni iş alanlarını ve müşterilerini internet üzerinden oluşturan firmalar, internetteki sosyal ağlar üzerinden yapılan ticaret için, pazarlama bütçelerinden yüzde 25 yer ayırıyor. Türkiye’de küçük ölçekli firmalar yeni müşterilerini, büyük ölçekli firmalara nazaran daha yüksek bir oranda (yüzde 52) internetteki sosyal ağlardan elde ederken, bütçelerinde de sosyal ağlara büyük ölçekli firmalardan daha fazla pay (yüzde 25) ayırıyor. Büyük ölçekli şirketler ise bu ağlara bütçelerinden yüzde 20 ayırıyor.
Küçük şirketler sosyal ağları daha çok kullanıp, yeni müşterilerini de bu ağlar vasıtasıyla sağlıyor. Ayrıca müşteri gruplarıyla temas kurarak onları organize ediyor. Büyük şirketler ise bu ağları daha çok bilgi toplama amaçlı kullanıyor.
Türkiye’de şirketlerin yüzde 65’i sosyal ağları, müşterilerle temas kurmak ve yönetmek için, yüzde 76’si ticari amaçlı; yüzde 58’i şirket profilindeki görsel işitsel animasyonlardan etkilendikleri için, yüzde 10’u faydalı bilgi elde etmek için kullanıyor.
Araştırmaya göre uluslararası firmalarda da durum Türkiye’dekinden çok farklı değil. Uluslararası firmaların yüzde 58’i bu ağları en popüler şekilde ticari amaçlı kullanırken, yüzde 51’i müşteri gruplarına ulaşmak, organize etmek ve yönetmek için, yüzde 54’ü de faydalı bilgi elde etmek için kullanıyor.
"Yatırım yapmayan firmalar büyük iş imkanlarını kaçırıyor" Regus’un, Orta/Doğu Avrupa ve Balkanlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Garry Gürtler, sosyal ağların, ticarette ana bir araç haline geldiğini belirtti.
Gürtler, bu ağların müşteri ve tüketiciye ulaşmada hiçbir zaman belirgin bir rol oynayamayacağına inanan bir kesime rağmen, daha yüksek bir kesimin, var olan müşterilerini tutabilmek ve yeni müşterilere ulaşmak amacıyla pazarlama bütçelerinde bu ağlara önemli miktarlar ayırdıklarına dikkati çekti.
Türkiye’nin Avrupa’daki 7. büyük internet nüfusuna ve 2. en popüler on-line kısa mesaj aktivitesine sahip olması nedeniyle söz konusu alanda büyük bir oyuncu olmasının şaşırtıcı olmadığını ifade eden Gürtler, şunları kaydetti.
"Bu ağların en popüler kullanımı, müşteriler ile temasa geçmek olsa da firmalar, bu ağları yeni müşteriler kazanmak ve bu gruplarla interaktif temasa geçmek için de başarı ile kullanmaktadırlar. Bu durum özellikle yeni müşterilerin bu ağlar üzerinden bulunduğu Hollanda (yüzde 48), Hindistan (yüzde 52), Meksika (yüzde 50), İspanya (yüzde 50) gibi ülkelerde gözlemlenmektedir. Bu araştırma, sosyal ağlara yatırım yapmayan firmaların çok büyük iş olanaklarını kaçırdıklarını ortaya koması açısından da önemli bir çalışma olmuştur."
|
|
|