|
Pazartesi, 07 Mart 2011 16:50 |

SGK'ya borcu bulunan Bağ-Kur'lulara emeklilik müjdesi geldi.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'na borcu bulunan Bağ-Kur'lulara emeklilik müjdesi geldi. SGK Başkanı Mehmet Emin Zararsız, yapılandırmadan yararlanıp borcunu kapatan yaklaşık 310 bin kişinin emeklilik imkanı bulunduğunu belirtti. Zararsız, bu çerçevede banka kredisiyle emeklilik için Ziraat Bankası ile anlaştıklarını da kaydetti.
SGK Başkanı Emin Zararsız, Torba Yasa ile Kurum'a borcu bulunan vatandaşlara yapılandırmanın detaylarını yerinde anlatacaklarını belirtti. İl müdürleri ve kendisinin borçlulara mektup göndereceğini ifade eden Zararsız, kendisinin 100 bin lira ve üzeri borcu olanlara, il müdürlerinin ise bin lira ile 100 bin lira arasında borcu olanlara mektup göndereceğini aktardı.
2 MİLYON 39 BİN KİŞİYE MEKTUP Cep telefonlarına mesaj atarak da vatandaşın bilgilendirileceğini ifade eden Zararsız, müracaat için kalan sürelerin de sigortalılara bildirileceğini söyledi. SGK Başkanı, "Toplam 3 milyon 790 bin kişi bize borçlu. 100 bin lira ve üzerinde borcu bulunan 22 bin 533 kişiye ben mektup göndereceğim. Mektup gidecek kişi sayısı ise 2 milyon 39 bin kişi." diye konuştu.
Konuşmasının ardından soruları cevaplayan Zararsız, borcunu ödediği zaman emekli olma ihtimali bulunan kişi sayısının 310 bin olduğunu belirtti. 272 bin kişinin sigortasını yatırmadığı için sigortalılığı durduğunu bunların sigortalılığının aktif hale geldiğinde emekli olma durumuyla karşı karşıya kalacaklarına vurgu yapan Zararsız, bunun için Ziraat Bankası ile anlaştıkları bilgisini verdi. Ziraat ile yapılan anlaşmanın detaylarının 1-2 güne kadar açıklanacağını belirten Zararsız, "Ziraat Bankası borcu olan herkese, SSK ve Bağ-Kurlulara kredi verecek. O paralar direk bizim hesaplarımıza aktarılacak. Vatandaşlar da emekli maaşına bağlanacak." şeklinde konuştu. Zararsız, 2008 yılı yapılandırmasında Bağ-Kur'a borcu olan 144 bin 643 kişinin Halk Bankası'ndan çektiği krediyle ya da kendi cebinden ödeyerek emekli olduğu bilgisini verdi.
10 MİLYON LİRA ALACAKTAN VAZGEÇİLDİ Yapılandırma imkanına şu ana kadar ciddi bir müracaat olmadığını kaydeden Zararsız, ilerleyen günlerde ciddi bir başvuru beklediklerini, başvuruların bitmesine son hafta kala personelin 24 saat esasına göre çalışacağını aktardı. SGK'nın vazgeçtiği alacak miktarının sorulması üzerine de "SGK'nın vazgeçtiği 50 liranın altında 10 milyon liradan vazgeçiyoruz." cevabını verdi.
ÖLMÜŞ ANNE BABASININ MAAŞINI ALANLAR KURTULDU
Vatandaşın bilgilendirilmesi için hesaplama yöntemlerini internete koyacaklarını aktaran Emin Zararsız, bunun için vatandaşların 1 lira karşılığında e devlet şifresi almaları gerektiğine vurgu yaptı.
Sahtekarlık yaparak ölmüş anne ya da babasının maaşını aldığı tespit edilenlerin de yapılandırmaya başvurup başvuramayacaklarının sorulması üzerine Zararsız, ölmüş annesini babasının maaşını alanların borçlarının da yapılandırma kapsamına gireceği bilgisini verdi.
Borç yapılandırmasına başvuranların ilk taksiti yatırdıkları andan itibaren sağlıktan yararlanacaklarını müjdeleyen Zararsız, yeni yapılandırmada yüzde 52'den fazla yapılandırma beklediklerine işaret etti.
|
|
Pazartesi, 07 Mart 2011 16:48 |

Bankaların, işlem sayısı yılda 1 milyar adede ulaşan ATM'lerdeki bilgilendirme fişleri için de makbuz bedeli almaya başladığı belirtildi.
Hürriye gazetesi yazarı Erkan Çelebi bugünkü köşesinde, bankaların, işlem sayısı yılda 1 milyar adede ulaşan ATM'lerdeki bilgilendirme fişleri için de makbuz bedeli almaya başladığını yazdı.
İşte Çelebi'nin yazısından bir bölüm: "Her 100 nakit para çekim işleminden 90'ının, her 100 para yatırma işleminden de 60'ının ATM cihazları üzerinden gerçekleştiği Türkiye'de, bu cihazlardan gerçekleştirilen işlemlerin belgelenmesinde kullanılan makbuzlar, bankalar için yeni bir gelir kapısı oldu.
İşlem sayısının yılda 1 milyara ulaştığı ATM cihazlarından alınan makbuz fişleri için artık bankalara makbuz bedeli olarak 25 kuruş ile 1 lira arasında ücret ödeniyor.
Sayıları 28 bine yaklaşan ATM'lerde para çekme, bakiye sorgulama, hesap hareketlerini izleme, kredi kartı ekstre bilgilerine ulaşma, kredi borcu ödeme planlarını görüntüleme, havale, EFT gibi para transferinde bulunma, yatırım fonu alım/satımı yapma gibi işlemlerin bilgi fişi için ücret talep eden bankalar arasında Akbank, Vakıfbank, Garanti, TEB-Fortis ve HSBC bulunuyor.
ATM makbuzlarına 1 TL ile en fazla ücret talep eden Vakıfbank olurken, bunu 70 kuruş ile Garanti Bankası ve HSBC takip ediyor. TEB ve Fortis'in hesaplara yansıttığı makbuz bedeli ise 50 kuruş düzeyinde bulunuyor. Bu bankalar arasında en az kesintiyi ise 25 kuruş ile Akbank gerçekleştiriyor. Kuveyt Türk, Halkbank, İş Bankası, Yapı Kredi, Denizbank, Finansbank, Albaraka Türk, Şekerbank gibi bir çok banka ise ATM bilgilendirme fişleri için henüz makbuz bedeli istemiyor.
ATM makbuz bedellerini müşteri hesaplarına yansıtan bankalar, buna gerekçe olarak da gereksiz yere kâğıt tüketimini önlemek istemelerini gösteriyor.
Oysa, bankalarla ilgili yapılan şikâyetlerin önemli bölümünü ATM'lerden gerçekleştirilen işlemler oluşturuyor. Bu nedenle yaptığı işlemlerde sorun yaşamak istemeyen tüketiciler de ATM işlemlerini belgelemek için makbuz alma yoluna gidiyor."
|
|
Pazartesi, 07 Mart 2011 16:44 |

Ekonomist Cavlı: "Bazı ülkelerin iktisaden çökmesi, bazılarının toparlanacağı açıkça görülüyor. Yoksulluk, yolsuzluk, tefecilik ve işsizlik ülkelerin en ciddi sıkıntıları olacak."
Ekonomist Mehmet Cavlı, dünya genelinde bir ekonomi düzeninde değişimler yaşandığına dikkati çekerek, "Bazı ülkelerin iktisaden çökmesi, bazılarının toparlanacağı açıkça görülüyor. Yoksulluk, yolsuzluk, tefecilik ve işsizlik ülkelerin en ciddi sıkıntıları olacak" dedi.
Cavlı, yaptığı yazılı açıklamada, harcamalarını gelirlerine göre ayarlayan ve mevcut öz kaynaklarını ekonomik kullanan ülkelerin son beş yıl içerisinde kazançlı çıktığını ifade etti.
Dünyada ekonomik düzenlerde değişimler yaşandığını belirten Cavlı, şunları kaydetti:
"İktisadi hayat, karmaşık teorilerin içinde kaybolmak ve sadece paranın yönünü belirlemek demek değildir. İktisadi hayat; çalışkan emek, kanaatkâr geçinme, güvenli barınma, sağlıklı yaşam demektir. İktisat; gelirlerini ve harcamalarını en verimli biçimde düzenlemektir. Yoksulluğu, yolsuzluğu, tefeciliği ve işsizliği yok edebilmektir.
Borç yönetimi, risk yönetimi, harcama yönetimi, sürdürülebilirlik gibi uydurma kavramlar son yirmi yılda iktisadi literatüre bir maharetmiş gibi girdi.
Dünya iktisadi düzeninde değişimler yaşanıyor ve gelecekte neler tasarlandığına işaretler belirginleşiyor. İktisadi güç, ülkelerin büyük gücü oldu. İktisadi dengeler yer değiştirmeye devam edecek görünüyor. Bazı ülkelerin iktisaden çökmesi, bazılarının toparlanacağı açıkça görülüyor. Şunu söylemeden geçmemek lazım. Yoksulluk, yolsuzluk, tefecilik ve işsizlik ülkelerin en ciddi sıkıntıları olacak gibi görülüyor. İktisadi ahlak ve adil iktisadi düzen kuralları bütün ülkelerin kanunlarında yer almak zorunda.
Sorunların çözümü iktisatçının elindedir. Ülkemiz kıymetli iktisatçıları yetiştirmiştir. İktisadi hayat dayanışma üzerine kuruludur. |
|
Pazartesi, 07 Mart 2011 10:36 |

Kuzey Afrika ve Ortadoğu'yu içine alan sıcak gelişmelerin petrole yansıması devam ediyor.
Yılbaşından bu yana akaryakıt tam 7 kez zamlandı. Sadece Şubat ayı içinde motorin ve benzine 6 kez zam yapıldı.
Sektör temsilcileri yüksek vergi ve zamlar nedeniyle hükümeti kıyasaya eleştirirken bir yanda da ciddi uyarılarda bulunuyor. Zam nedeniyle zararlarının arttığını ve petrol fiyatlarının daha da artması halinde iflasların başlayacağına vurgu yapan açıklamalardan biri ulaşım sektöründen geldi.
"KARA DELİKLERİ ZAMLA KAPATIYORLAR" Ulusoy Seyahat Nakliyat A.Ş Genel Müdürü ve Tüm Otobüsçüler Federasyonu Genel BaşkanıMustafa Yıldırım, sektörün yaşadığı sıkıntıları dile getirirken akarayakıt vergilerinin yüksekliğine dikkat çekerek zehir zemberek açıklamalarda bulundu. Hükümet bütçesinin bütün kara deliklerinin akaryakıta yapılan fahiş zamlarla kapatıldığını ve ucuz havayolu taşımacılığının ekonomiye verdiği zararın karayolu taşımacılığına fatura edildiğini vurgulayan Mustafa Yıldırım, "Akaryakıt, taşımacılığın hammaddesidir. Türkiye’de yüksek vergi yüklerinin altında hayatını devam ettirmeye çalışan karayolu taşımacılığı, toplu taşıma ile kamusal hizmet yapıyor ve insanların temel haklarından biri olan ulaşım ihtiyacını karşılıyor. Aynı işi farklı taşıtlarla yapan hava ve deniz yolları taşıma firmalarına hükümet tarafından 3 kat daha ucuza akaryakıt alma imkanı tanınırken karayolu taşımacılığının yüksek akaryakıt fiyatları ile varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Hava yollarına 40 milyona kayan yolcu pazarı ile Türkiye’de özellikle yolcu taşımacılığında ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Bu değişim ve dönüşümün ülke ekonomisine büyük kayıplar yaşatmaktadır. Ulaşımda kalite ve güvenlik kavramlarını yok etmektedir. Daralan pazara karşı sektörün yeni bir refleks geliştirmesi şarttır."diyerek hükümetin ulaşım ve vergi politikasına veryansın etti.
"KAYITDIŞINI ÖNLEYEMEDİKLERİNİ İTİRAF ETTİLER" Türkiye’de de hükümetin çok büyük ÖTV ve KDV yükü ile akaryakıt fiyatlarında Türkiye’yi rekortmen konumuna getirdiğini ve ekonomiden sorumlu devlet ve maliye bakanları kayıt dışılığı önleyemedikleri, vergi toplayamadıkları için akaryakıt vergilerini yüksek tuttuklarının bizzat itiraf edildiğinin altını çizen Yıldırım, sektörün bu gelişmeler karşısında arz talep dengesinin kurulmasının zorunlu olduğunu ifade etti. "KAÇAK AKARYAKITA YAPTIRIM YOK"
Akaryakıt üzerindeki vergi yükü azaltılarak makul seviyeye çekilmesinin şart olduğunu aksi taktirde iflasların kaçınılmaz olacağını hatırlatan Mustafa Yıldırım, "Halen Türkiye’nin bütün bölgelerinde ucuz akaryakıt adı altında ne olduğu ve hangi yoldan ülkeye girdiği belli olmayan kaçak yakıtlar satılmakta ve bunlara herhangi bir yasal yaptırım uygulanmamaktadır. Bayi karları, yüksek vergiler, kaçak akaryakıt, yağ kullanımı ve denizde vergisiz olan yakıtın kaçak yolla karayollarında kullanılması ciddi vergi kayıpların yol açmakta ve akaryakıta zam olarak dönmekte, ekonomiyi olumsuz yönde etkilemektedir."dedi. "İSYANA DAVET ÇIKARILIYOR"
Mustafa Yıldırım, vergiler konusunda hükümeti ve yetkilileri insaflı ve adaletli davranmaya davet ettiklerini dile getirerek şöyle konuştu:" Ellerini vicdanlarına koysunlar. Karayolları taşımacıları bu yükü daha fazla taşıyamaz. Bu durum isyana davettir"
"İFLAS KAÇINILMAZ OLACAK" TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yapılan zamlarla esnafın iflasa sürüklendiğini ve bir an önce akaryakıt üzerindeki vergilerin makul seviyeye çekilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:" Petrol fiyatlarına müdahale etmek gibi bir şansımız olmasa bile artışlarda esnafın ve tüketicinin mağdur edilmemesi gerekiyor. Akaryakıta uygulanan ÖTV ve KDV'nin kaldırılması öncelikli olmalı. Hükümet vergi kaygısı ile pek çok sektörü zor durumda bırakıyor. Daha sonra ise bu sektörleri sübvanse etmek zorunda kalacak. Bugün taksicisi, nakliyatçısı, servisçisi ciddi bir zorluk içinde.Yılbaşından bu yana yapılan zam yüzde 25'i buldu.Bu kabul edilebilir değil.Avrupa'da en pahalı akaryakıtı Türkiye kullanıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki ÖTV ve KDV oranlarının hiç değilse makul bir orana getirilmesi için çaba göstermeli hükümet. Akaryakıt satış fiyatının yüzde 65'i vergi. Bu mantıklı değil.Bu rakamlarla esnaf ancak iflasa sürüklenir"
"NEREYE KADAR DAYANACAĞIZ" İstanbul Umum Servis Aracı İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hamza Öztürk ise "Nereye kadar dayanacağımızı bilmiyoruz" diyerek başlattığı konuşmasını şöyle sürdürdü:""Çok ciddi bir sorun ile karşı karşıyayız. Kriz yılından çıkış nedeniyle bu eğitim döneminde zam yapamamıştık. Hatta 2012 içinde zam yapmamayı düşünüyorduk. Ancak şartlar bunu değiştirdi. Bu yılı anlaşmalarımız nedeniyle belirlenen ücretten yani zamsız kapatacağız. Ancak zararla kapatacağız.okul servislerinin iş bırakma gibi bir lüksü yok. Kamu servislerinde ise taşeron firmalar farkı alsalar bile bunu esnafa yansıtmıyorlar. Zor durumdayız.. En azından bu dönemde akaryakıt üzerindeki ÖTV ve KDV oranlarını düşürerek esnafa nefes aldırmalı.Derdimizi anlatacak bir ilgili bulamıyoruz."
"RİSKİ MÜŞTERİMİZLE PAYLAŞIYORUZ" Latek Lojistik Yatırımcı İlişkileri Direktörü Serkan Katı'da lojistiğin zamları direkt müşterisine yansıtabilen avantajlı sektörlerden biri olduğunu belirterek , "Gelen zamları direkt müşterimize yansıtabiliyoruz. Yani riski müşterimizle birlikte paylaşıyoruz. Dolayısıyla anlaşmalarımızı yaparken petroldeki dalgalanmaların fiyata yansıyacağını müşterimiz biliyor. Bizim için bir sorun olmadı fiyat artışları. Ancak, müşterilerimiz doğan farkı maliyet olarak ürünlerine yansıtmak zorunda kaldılar. Petroldeki bir artış üretici firmaları daha fazla etkiledi demek daha doğru. Lojistik sektörü olarak müşteri kaybı yaşamadık. Fiyatları anlık maliyetlere yansıtabildiğimiz için kârımızda bir düşüş yaşamadık. Fiyatlarla ilgili bir fedakarlık yapmak zorunda kalmadık" dedi.
|
|
|