|
Salı, 08 Aralık 2009 17:46 |
|
 Türkiye'nin elektronik devi Vestel, insansız uçak denemelerini tamamladı. Önümüzdeki yıl üretime başlanacak insansız casus uçağının savunma sanayiinin gelişmesine büyük katkı sağlaması bekleniyor. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, insansız hava aracına 30-40 milyon dolar civarında yatırım yaptıklarını belirterek, önümüzdeki sene üretimine başlayacaklarını açıkladı. Deneme uçuşlarının başarıyla tamamlandığını belirten Zorlu, "Bu konuda devlet, savunma sanayi ve askeriye çok büyük destek verdi. Alım garantisi verdiler. Yerli bir üretim olması için büyük destek oldular. Dediler 'düşerse yenisini vereceksiniz.' Onu da kabul ettik." dedi.
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) tarafından düzenlenen 'Girişimcilik Haftası'na katıldı. Zorlu, Akdeniz Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta grubun faaliyetleri hakkında bilgi vererek öğrencilere girişimciliği anlattı. Zorlu, elektronik, enerji ve tekstil alanında büyük yatırımları olduğunu, savunma sanayiinde de iddialı olduklarını söyledi. İnsansız uçak üretim çalışmalarının devam ettiğini, önümüzdeki sene seri üretime geçmeyi planladıklarını aktaran Zorlu, "Uçaklarımız Türk ordusu tarafından beğenildi. Büyük destek verdiler. 3- 4 senedir üzerinde çalışıyorduk. Deneme uçuşlarımızı başarıyla tamamladık. Herhangi bir sorun yok. Gelecek sene Vestel'in insansız uçakları sınır bölgelerini kuruyacak." diye konuştu.
Zorlu, projede 20- 30 mühendis çalıştığını kaydederek "Yapamayacağımız bir şey yok. Yarın bakarsınız yolcu uçağı da yapabiliriz. Yolcu... Füze de yapabiliriz." ifadelerini kullandı. İnsansız uçağın 2011-2012 yıllarında büyük ihracat potansiyeline de sahip olacağını savunan Zorlu, şu bilgileri verdi: "Vestel'in yaptığı daha uzun müddet havada kalabiliyor. 12 saat havada kalıyor. Önümüzdeki yıl bunu 20 saate çıkarmayı planlıyoruz. 4,5 kiloluk bir uçak. Daha fazla yakıt alabiliyor."
Zorlu, Ar-Ge'ye verdikleri önem sayesinde bugün dünyada uydu alıcısı ve TV'de rakipleriyle başa baş gittiklerini dile getirdi.
ZORLU, 20 MİLYAR DOLARLIK MADEN BULDU
Ahmet Nazif Zorlu, enerji, tekstil, elektronik, beyaz eşya ve gayrimenkulden sonra madenciliğe de girdiklerini dile getirdi. Bu çerçevede nikel madenine yönelik 4 yıldır araştırma yaptıklarını belirten Zorlu, Manisa ve Eskişehir'de 20 milyar dolar değerinde nikel madeni bulduklarını kaydetti.
Kazıların 2- 3 yıl daha devam edeceğini aktaran Zorlu, şöyle devam etti: "Manisa Gördes'te rafineriyi kurmaya başlayacağız. Toprak altında kalmış zengin maden yataklarımız var. Zorlu Grubu olarak, ileriye dönük madencilikte de bu ülkeye katkıda bulunacağız."
"800 MİLYON DOLAR ÖDEDİK, AMA İMARINI 27 AYDA ANCAK ALABİLDİK"
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, 800 milyon dolara aldığı Karayolları arazisinin imar planında yaşadığı sıkıntıyı da anlattı. Zincirlikuyu'daki arazinin geçen nisan ayında imar planının iptal edildiğini hatırlatan Zorlu, bu süreçte birçok defa bürokratik engellemelerle karşılaştığını ileri sürdü.
Zorlu şunları dile getirdi: "Devlete 800 milyon dolar para verdik. Fakat imarını almak için 27 ay uğraştık. Şu anda bu projede 1500 kişi çalışıyor. Mart ayından sonra 3 bin kişi çalışacak. Bu projede yaklaşık 4 bin kişi istihdam edilecek. Böyle bir projeyi her sene ertelerseniz sermayedar zarar görür ve yatırımdan vazgeçer. Ülke olarak çok destek oldular. Ama önümüzde çok büyük bir bürokrasi var."
Projenin Avrupa ve Dubai'de ödül aldığını ifade eden Zorlu, "Dünyada bin proje arasından ilk 8'e kaldı. Son elemelerde de 5'e kaldı. Şu anda dünyanın en çok oy alan projesi oldu. Burada 5 tane kompleks olacak. Alışveriş merkezi, iş merkezi, kültür ve kongre merkezi yer alacak. Gençlere elektronik kütüphane yapılacak. 2 bin 300 kişilik konser ve kongre salonu inşa edilecek. 5 yıldızlı otel, boğaz manzaralı rezidanceler olacak. bol yeşil alanı var. Ülkenin gelişmesine büyük fayda sağlayacağına inanıyorum. Bu projenin benzerini Antalya'da da yapacağız." şeklinde konuştu.
"DÜNYA MARKALARINA YAZILIM SATIYORUZ"
Zorlu, LCD ekran TV üretmek için birçok kişiye yalvardığını, ancak kimsenin kulak vermediğini dile getirdi. Şimdi Vestel'in dünya markalarına yazılım sattığını kaydeden Zorlu, şöyle devam etti: "Pixellence ile dünyanın en iyi markalarına yazılım satıyoruz. Ama bunu Ankara maalesef görmüyor. Ama son zamanlarda az da olsa işadamlarının değeri anlaşılmaya başladı. Bugün Vestel 30 milyon cihaz üretim kapasitesine sahip ve dünyayla yarışıyor. 12 milyon TV'yi hiç yatırımsız üretebiliyoruz. 15 milyon beyaz eşyayı çok az yatırımla yapabiliriz. 40 milyon cihazı bu gün sipariş gelsin bir yıl içinde hazırlarız. Bu güce sahibiz.
Zorlu, öğrencilerin yabancı sermayeyle ilgili sorularına da cevap verdi. Yabancı sermayeden korkulmaması gerektiğini vurgulayan Zorlu, "Yabancı sermayeden korkmayın. Yeter ki gelsin. Buraya para geldiği vakit millileşiyor. O adam vergisini vermeden parasını dışarıya çıkaramaz. O geldikçe devam eder gider. Bunun için yabancı sermayeden hiç korkmayın." değerlendirmesinde bulundu.
Direkt yabancı ortağının olmadığını, halk açık şirketlerde yabancıların hissesinin olabileceğini ifade eden Zorlu, "Ama yabancı ortakla her zaman iş yaparım. Söz sahibi olmak kaydıyla her zaman yabancı ortağa açığız." dedi.
Zorlu Holding, krize rağmen geçen sene yüzde 5 büyüdü ve 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçtiğimiz sene 10 milyon televizyon üretti. Bunun 9 milyonunu ihraç etti. Vestel, 127 ülkeye ihracat yaparak geçen yıl 4 milyar dolar ciro elde etti. Vestel, dünyanın 5 TV üreticisi arasında yer alıyor. (CİHAN)
|
|
|
Pazartesi, 07 Aralık 2009 20:54 |
|
Çelebi Hava Servisi, İspanya'da yerleşik Newco Airport Services firmasının sermayesini oluşturan hisselerinin tamamını satın almak için bağlayıcı olmayan teklif verdi.
Çelebi'den Borsa'ya yapılan açıklamada, şirketin başlıca Barselona, Madrid, Bilbao, Palma de Mallarco ve Santiago olmak üzere toplam 22 havalimanında yer hizmetleri faaliyetleri yürüten ve İspanya'da yerleşik Newco Airport Services firmasının sermayesini oluşturan hisselerinin tamamını (yüzde 100'ünü) satın almak için bağlayıcı olmayan teklif verdiği belirtildi.
Açıklamada, “Bağlayıcı olmayan teklifin kabul edilmesi halinde Newco Airport Services firması ile detaylı inceleme ve hisse satın alma görüşmelerine başlanacaktır denildi.
2008 itibariyle Newco Airport Services'in çalışan sayısı 2 bin 450 kişi civarında. Şirketin yer hizmetleri verdiği uçak sayısı 103 bin dolayında bulunuyor.
Açıklamada, İspanya, İngiltere'den sonra Avrupa'nın en yoğun hava trafiğine sahip ülkesi olup söz konusu şirket ülkenin en büyük havalimanlarında faaliyet göstermektedir” denildi |
|
Cuma, 04 Aralık 2009 22:02 |
|
SPK, Mert Gıda'da Halit Yücel'în çağrıdsa muafiyet talebini uygun buldu.
ANKARA - Sermeya Piyasası Kurulu (SPK) Detay Bağımsız Denetim ve Danışmanlık A.Ş hakkında yapılan inceleme sonunda, bağımsız denetim çalışma plan ve programlarındaki eksiklikleri SPK mevzuatına uygun olarak tamamlaması için altı aylık, mekan ve teknik donanımdaki eksiklikleri tamamlaması için dokuz aylık süre verilmesini ve SPK'nın ilgili tebliğinin çeşitli maddelerine aykırılık teşkil eden uygulamaları nedeniyle de bu düzenlemelere uyum konusunda uyarılmasını kararlaştırdı.
SPK'nın haftalık bülteninde, Kurul'un Borova Yapı Endüstrisi A.Ş'nin 19 milyon 819 bin 687 TL olan ödenmiş sermayesinin 6 milyon 448 bin 217 TL'ye indirilmesi talebini olumlu karşıladığı kaydedildi.
Kurul, Birko Birleşik Koyunlulular Mensucat Ticaret ve Sanayi A.Ş'nin, Birkokoyunlu Halı Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş'yi devralma suretiyle birleşme talebini de olumlu değerlendirdi.
Mert Gıda Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin (Mert Gıda) yönetimde imtiyaza sahip (A) grubu paylarının yüzde 50,34'üne tekabül eden 943 bin TL nominal değerli kısmını 29 Aralık 2008 ve 5 Ocak 2009 tarihlerinde devralan Halit Yücel'in, Kurul düzenlemeleri çerçevesinde ortaya çıkan Mert Gıda'nın diğer ortaklarına ait payları satın almak üzere çağrıda bulunma yükümlülüğünden muafiyet talebinin de olumlu karşılanması kararlaştırıldı.
SPK, Mert Gıda Giyim Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin, 35 milyon TL'lik kayıtlı sermaye tavanı içerisinde çıkarılmış sermayesinin tamamı nakden karşılanmak suretiyle 8 milyon 408 bin 944 TL'den 13 milyon 500 bin TL'ye artırılması nedeniyle ihraç ve halka arz edilecek 5 milyon 91 bin 56 TL nominal değerli paylarının Kurul kaydına alınması talebinin de olumlu karşılanmamasına karar verdi. Ancak kurul, sermaye artırımının tahsisli olarak yapılabileceği hususunda Şirket'in bilgilendirilmesini de karara bağladı.
Akdeniz Menkul Değerler A.Ş'nin faaliyetlerinin kendi talebi doğrultusunda geçici olarak durdurulmasına dair sürenin 16 Kasım 2009 tarihinden itibaren 12 ay uzatılmasını da karara bağlayan SPK, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş'nin kurucusu olduğu Garantili Şemsiye Fonu'na bağlı B Tipi yüzde 100 Anapara Garantili Dolar Trend Alt Fonu ve B Tipi yüzde 100 Anapara Garantili TL. Trend Alt Fonu'nun birinci ihraç katılma paylarının halka arzına ilişkin talebini olumlu yanıtladı.
Kurul, Fortis Bank A.Ş'nin kurucusu olduğu Koruma Amaçlı Şemsiye Fonu'na Bağlı B Tipi yüzde 100 Anapara Koruma Amaçlı İMKB 30 Endeks Birinci Alt Fon'un birinci ihraç katılma paylarının halka arzına ilişkin talebini de olumlu karşıladı.
Anadolubank A.Ş.'nin kurucusu olduğu B Tipi Değişken Fonunun B Tipi Tahvil ve Bono Fonuna dönüştürülmesi nedeniyle yapılacak içtüzük değişikliğine izin veren SPK, Global Portföy Yönetimi A.Ş'nin sermayesinin 2 milyon TL'den 2 milyon 534 bin TL'ye çıkarılmasını da onayladı. |
|
Çarşamba, 02 Aralık 2009 17:59 |
|

Doğan Yayın, gazete ve TV satışına yönelik haberler üzerine açıklama yaptı
İSTANBUL - Doğan Yayın Holding, Gazete ve TV satışı ile ilgili kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum olmadığını duyurdu.
Holding, doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıkları nezdinde faaliyet gösteren bazı gazetelerin (Milliyet ve Vatan) ve bir televizyon kanalının (Star TV) satıldığı ve/veya satışının tamamlanma aşamasına geldiği yönünde medyada haberlerin yer aldığını ve mevcut durum itibariyle kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum olmadığına dair açıklamada bulundu.
Holding konuya ilişkin Kamuyu Aydınlatma Platformuna şu açıklamalarda bulundu:
"Doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımız nezdinde faaliyet gösteren bazı gazetelerin (Milliyet ve Vatan) ve bir televizyon kanalının (Star TV) satıldığı ve/veya satışının tamamlanma aşamasına geldiği yönünde medyada haberlerin yer aldığı gözlemlenmektedir.
Daha önce konuya ilişkin olarak yapılan özel durum açıklamalarında da belirtildiği üzere, Şirketimizin ve bağlı ortaklıklarının yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak, Şirketimize yeni ortaklar alınması ve/veya bağlı ortaklıklarımızdaki ortaklık paylarının tamamen veya kısmen satılması, varlık satışı yapılması, hisse değişimi veya stratejik ortaklıklar kurulması da dahil olmak üzere, muhtelif işbirliği olanaklarının araştırılması konularında çalışmalar halen devam etmekte olup, mevcut durum itibariyle kamuya açıklama yapılmasını gerektirecek herhangi bir durum bulunmamaktadır.
Konuya ilişkin gelişmeler oldukça kamuya açıklama yapılacak olup, bu vesile ile Şirketimiz kaynaklı olmayan haber ve söylentilere itibar edilmemesi hususunu tekraren hatırlatmak isteriz. "
Koza: Medyada büyüyeceğiz
Öte yandan basında söz konusu haberlerde adı geçen içinde Koza Grubu ise KAP'a yaptığı açıklamada "Gurubumuz medya sektöründe büyümeyi, dolayısı ile reklam piyasasından aldığı payı artırmayı hedeflemektedir. Bu amaca yönelik olarak, oluşabilecek fırsatlarla ilgilenmek ve değerlendirmek niyetindedir. Bununla birlikte, Mevcut durum itibarı ile özel durum açıklaması yapmayı gerektirecek bir durum bulunmadığını kamuoyunun bilgisine sunarız" ifadelerine yer verdi.
|
|
Salı, 01 Aralık 2009 13:03 |
|
Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. (TÜPRAŞ) Genel Müdürü Yavuz Erkut, Türkiye'deki tüketim artışı nedeniyle motorin üretimini artırmaya karar verdiklerini ve bu çerçevede yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım yapacaklarını açıkladı. Erkut, ''Ham petrol ünitesi olmayan yeni bir rafineri yatırımı yapacağımızı söyleyebilirim'' dedi.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan TÜPRAŞ Genel Müdürü Yavuz Erkut, vergilendirmenin de etkisiyle Türkiye'de motorin tüketiminin hızla arttığına işaret etti.
Akdeniz bölgesi geneli gibi motorin açığı olan bir ülke olan Türkiye'nin yılda yaklaşık 8 milyon ton motorin ithal ettiğine dikkat çeken Erkut, şöyle konuştu:
''2020'lerde benzin tüketimi (yıllık) bugünkü seviyesinde, aşağı-yukarı 2,5 milyon ton civarında kalacak gibi gözüküyor. Motorin tüketimi ise 13,9 milyon 18,3 milyona çıkacak gibi gözüküyor. Piyasanın motorine yönelmesi nedeniyle fuel-oil dönüşüm ünitesi yatırımı yapmaya karar verdik. Türkiye'deki talebe uygun bir yatırım olacak. Bu yatırım devreye girdiği zaman 4,2 milyon tonluk siyah ürün 2,5 milyon ton motorin ve 700 bin bin ton benzine dönüşecek.''
Söz konusu yatırımın ticari ihalesinin birkaç hafta içinde tamamlanacağını düşündüğünü belirten Erkut, ''Uluslararası bir firma ile anlaşmasını imzalayacağız. 2014'ün ilk çeyreğinde de tamamlanır gibi gözüküyor. Şu andaki tabloya göre 1,8-2 milyar dolar civarında bir yatırım olacak'' diye konuştu.
MOTORİN VE BENZİN ARASINDAKİ VERGİ FARKI Motorin ve benzin arasında benzin aleyhine bir vergi farkı olduğuna dikkat çeken Erkut, rafineri çıkış fiyatı 86 kuruş olan kırsal motorin ve motorinde ÖTV ve KDV miktarının yaklaşık 1,49 lira, rafineri çıkış fiyatı 84 kuruş olan benzindeki vergi miktarının ise 2,20 lira olduğuna işaret etti.
Bu durumda tüketicinin tercihi motorin olduğunu belirten Erkut, şöyle konuştu:
''Gelişen teknolojiler sayesinde dizel yakıtın daha verimli kullanılıyor olması, zaten doğal olarak o ürünün pazarda gelişmesini sağlıyor. Bunun üzerine vergi farkı da pazarı daha cazip hale getiriyor ve doğal olarak motorin tüketimi artıyor. Biz motorini 86 kuruşa, benzini ise 84 kuruşa satıyoruz. Ama benzindeki 84 kuruş pompada 3,35 lira olarak tüketiciye sunuluyor. 86 kuruşa sattığımız motorin ise pompada 2,66 lira oluyor. Yani ucuz yakıt pahalı olarak pazara çıkıyor.
Eğer bu vergilendirme yapısıyla kalırsa Türkiye'de motorin tüketimi daha da hızlı artacak. Motorin tüketiminin bu kadar hızlı büyümesinin engellenmesi lazım. Önerimiz, bir ürün diğerine karşı kollanmamalı, benzindeki vergi oranının motorinle eşit düzeye getirilmeli. Motorinin hızlı büyümesinin engellenmesi lazım. Vergiler eşit olursa piyasa kendi gelişir.''
Ceyhan bölgesine yapılması planlanan rafineri yatırımlarıyla ilgili bir soru üzerine Erkut, rafineri yatırımlarının büyük, pahalı, ülkeler için stratejik endüstriyel yatırımlar olduğunu ve bu nedenle ekonomisinin çok dikkatle irdelenmesi gereken yatırımlar olduğunu söyledi.
2008'in Ekim ayından sonra dünyada ürün talebinin çok düştüğünü ve bu çerçevede TÜPRAŞ'ın da ihracatının azaldığını anlatan Erkut, şöyle konuştu:
''2008 yılı 4'üncü çeyrek öncesi rafineri marjları oldukça yüksekti ve rafineri yatırımı cazip gözükebilirdi. Ama bugün Akdeniz'de varil başına kar marjının net bir dolarlarda seyrettiğini düşünürsek yapılacak 5-10 milyar dolarlık yatırımların geri dönmesi 20-30 yılı bulur. Bu dönemde de böyle yatırımın yapılması çok bir yer bulmaz diye düşünüyorum.''
Rafineri lisansının aslında hiçbir kısıt olmadan herkese verilebileceğini ifade eden Erkut, ''Lisans alamadığı için yapamadığı şeklinde yorum yapan yatırımcılar hiç olmazsa ortadan kalkar. Yani işin gerçeği ekonomisi çalışırsa bu yatırım yapılır, çalışmazsa mümkün değil. (Lisans alamadık diye yapamadık) aslında çok gerçekçi bir tablo değil'' diye konuştu.
Son 5 yıldır yüzde 90'ın üzerinde kapasiteyle çalışan TÜPRAŞ'ın küresel krizin etkisi ve buna bağlı Akdeniz piyasalarında talebin düşmesi nedeniyle, yüzde 70 kapasitede çalışmaya başladığını kaydetti.
Küresel ekonomik kriz nedeniyle iç piyasada ve yurt dışında talep daralması meydana geldiğini vurgulayan Erkut, bu çerçevede geçen yılın ilk 9 ayında 4,8 milyon ton olan ihracatın bu yılın ilk 9 ayında 2,4 milyon ton düzeyine düştüğünü bildirdi.
Erkut, ''İhracatımızda da yüzde 70 düşüş var. Değer olarak baktığımızda geçen yılın ilk 9 ayında 3,8 milyar dolar olan ihracatımız bu yılın ilk 9 ayında sadece 1,2 milyar dolar olarak gerçekleşti'' dedi.
Erkut, 2010'un 2009'dan biraz daha iyi ama krizin bütün sancılarını temizlemeyeceğini ve şu anda sektörde iyileşme için 2011'in daha gerçekçi göründüğünü söyledi.
Ham petrol fiyatlarıyla ilgili bir soru üzerine Erkin, ham petrol talebinin azalmaya devam ettiğini, uzun vadeli dönemde de petrol fiyatlarının 5 ila 20 dolar kadar artacağı yönünde bir beklenti olduğunu kaydetti. |
|
|
|
|
|
|
Sayfa 45 > 66 |